Home Genel Kat 21

Kat 21

written by lezizceset Mart 16, 2012
Kat 21

 [ylwm_vimeo]17173794[/ylwm_vimeo]

Tepelerin arasına gizlediği sığınağına geri dönmüş, Charles Bukowski ve Beat Kuşagı’nı kurcalayan bir kitabı okumaya başlamıştı. Bukowski’nin postahanede geçen 11 yıllık rutin işinden nasıl vazgeçip sadece yazmaya yöneldiğini okuyordu. Yaratıcılık gerektirmeyen rutin işin dehşeti, bir sanatçının ruhu için cehennemdi. Aylardır içinde bulunduğu ruh durumunu sergiliyordu. Yaşamak istemediği bir hayatı yaşıyor, kendisini nasıl kurtaracağını da bilmiyordu. Sevdiği herkes bu durumu geçiştirmesi gerektiğini söylüyor ama o hep aynı isteksizlikle yatağından kalkıyor basit insanların kişiliğini sömürmesine izin veriyordu. Değişken bir ruh hali içinde olduğundan kendine tuhaf bir savunma planı oluşturmuştu, rutine dahil ol, insanların senin hakkında konuşmalarını ve düşünmelerini minimalize et. Bir süre kendini kurtarıyor, sonra hastalıklı ruh haline geri dönüyordu. Kurcalanmaması gereken anahtar deliklerine maymuncukla saldırıyordu. İnsanların sözlerindeki boş vaatleri ve yalanları görmek sadece canını yakıyordu.

Uçmayı seçen insanlar vardı, iş adamı olması gerekenler, asker olan, polis olan, öğretmen olan farklı meslek grupları, kendisine kim olduğunu sorduğunda, çevreyi görüntüsüyle yeterince çirkinleştirmiş bir otelin anahtar bakıcısıydı, bir tipti sadece, ona bakanlar onda bir iş adamı karakteri göremezdi, iş kıyafetleriyle onlara dünyadaki en uygunsuz komik bir tip olarak görünmekteydi. Bu kılıf ona pek uymuyordu. Sakin mizaçlı kitapları seven biriydi, o. İnsanlara pek fazla ihtiyaç duymaz, okuyacak bir köşe bulduğunda ölümsüzleşen bir çocuk zihniydi. Daha fazla yazmak ve okumak istiyordu, maddi ihtiyaçlarını depolayıp borçlarını kapadıktan sonra bu zehirli yerden kaçıp kurtulacaktı, bunu ne pahasına olursa olsun yapacak, sevdiklerini üzmesi gerekse dahi bu yürekliliği ve acımasızlığı gerçekleştirecekti. Aksi takdirde şu anda yolunu kaybetmiş biri olarak asla mutluluğun ona vereceği özgürlüğü bulamayacaktı. Bir hayalpereste yakışanı yapmalı, reddetmeliydi.

Her zaman insanın kendisini bulması için gerekirse aç kalması gerektiğini savunacaktı.

“Yolu istemedim, yazmak istedim ve bunun için duvarlara ihtiyacım vardı.”
Charles Bukowski

 

You may also like

Leave a Comment