Lobi Genel Kat 52

Kat 52

dirilten LezizCeset Aralık 29, 2012
Kat 52

Yalnızlığı değerlendiriyordum ve bana daha fazla alan, yaratmak için daha fazla derinlik katmıştı. Belki konuşmak için insanlara ihtiyacım vardı ama düşünmek için hiç kimseye muhtaç ya da bağımlı değildim, her zaman özgürdüm. Aylak adam modelini yaşatıyordum. Yavanlaşmış dünyanın uzağında… İnsanların suratlarına bakıyordum ve ne kadar basit bir zihnin içine sığ fikirleriyle hapsolduklarını görüyordum. Ne yazık ki anne, onlar gibi olamamıştım. Onlar gibi olabileceğimi de sanmıyordum. Bir kaç gündür gece yarısı gitarı elimden bırakıp Nick Cave’in yazdığı romanı elimde evirip çevirdim. Kitap evin her köşesinde dolaştı. Altıkırkbeş yayınları sayesinde düzgün çevirilerle okumak istediğim adamların kitaplarına ulaşıyordum. Ve Eşek Meleği Gördü, hiç beklemediğim kadar sert bir roman.

And The Ass Saw The Angel

Print

Romanın kahramını Euchrid, dilsiz, kendisininden önceki kardeşi doğum esnasında ölmüş, arka sokaklarda meyve kasasında doğan çocuklardan birisi. Aile kavramı modeleştirilmiş mutlu aile kavramından çok uzakta. Euchrid’in varoluşu, kafası hiç ayık gezmeyen bir dünyanın içinde hapis.
Ayyaş bir annenin çocuğu olmak. Kara Morton ve Katil Toad’ın hikayelerinin sokak aralarında anlatılığı, bir köpeğin sokak serserilerince öldürülüşü, korkutucu batalıkta melekle karşılaşma… Dilsiz bir suratın küfürü, burjuva hayatına alışmış biz parlak suratlara. Katır’a saldıran kurdu göreceksiniz, eşeğin meleği görüşünü hissedeceksiniz. Babasının eşeği döverek öldürüşünden sonra (hayvanı o kadar çok sevmesine rağmen) onun için kazdığı kuyuya Euchrid’in annesinin düşüp ölmesine tanıklık edeceksiniz. Çok yağmurlu bir günde. Sıradan yaşantınızın gerçek acılardan uzakta yapay acılara ne kadar da çok bağlandığını bu sebepten kendinizi ve etrafınızdakileri neden suçladığınızı bir türlü anlayamayacaksınız. Kitabı okurken bir Nick Cave şarkısına da takılabilirsiniz. Uykusuzluğunuzu açan şarkılar ve hikayelerle karşılaşacaksınız. Her gece yaşanmaz böyle bir olay. Euchrid’in platonik aşkı fahişe Cosey Mo’yu röntgenlerken ona yakalanışı ve onun tarafından kutsanışını hangi kehanetlere bağlayacaksınız, bilmiyorum. Abie Poe’nun Ukulore Vadisi suçlusu olarak Binbridge Eyalet Hapishanesi’nde dört yıla mahkum kamçı kurdu enfeksiyonundan Heidi Hoch tarafından kurtulurken bütün hikayeler aynı çamurun içinde birleşecek. Güzellik ve aşkı aramayın bu sularda. Post-punk ve Garaj Rock kendi başyapıtını sunmakta gecikmeyecek ayrıntıları aktarırken.
Masamdaki kupada duran kahvem çoktan soğumuştu. Ama şu düşünce öbeği hala kafamın içinde güçlü bir sarsıntı yaşatıyordu.

“Senin günahın. Senden seve sevee çekip aldığım günahın. Gittiğimde onu da bebaberimde götüreceğim. Sen temizsin Ebie. Seni tertemiz yaptım!”
Ve Eşek Meleği Gördü, Nick Cave, s.121.

Cosey Mo linç edilecek, saçları kesilecek, çamurun içinde, ayaklar altında çiğnecek, şiddet gerçekliği tükürecek ve Beth gelecek. Euchrid’in bulup da iyileştirdiği köpeğin sokak çocukları tarafından öldürülüşü ve Euchrid’in çocuklardan nefret edişi böyle başlayacaktı. Bahtsız hergelenin alkolik annesi babası tarafından öldürülecek. Bir çukur. Babasının iskambil kağıtlarından inşa ettiği neredeyse evlerinin tavanına ulaşan kağıttan ev. Simgeler dünyasının matematiği. Bir sineğin küçük bir kanat hareketiyle bütün iskambil kağıtlarını devirişi. Bu dünya değil belki ama Euchrid’in sığınağına verdiği isim İtBaşı aklınızda kalacak. Beth’in ölümü ve bebeğin doğuşu sadece şunu söylecek okuyana:

“Ölüm, Yaşam’ın acısının merhemidir- dünyaya vereceğin haber bundan ibaret.”

Euchrid’in verdiği yanıttaki karanlığın farkında olan okur için çözmesi gereken tek bir soru kalacak geriye.

“İnsanların umutsuzluğu tüketiciydi”
Ve Eşek Meleği Gördü, Nick Cave, sf.168

Nick Cave

Romanı bitirip rafa kaldırırken gerçeğe karşı dilsiz kalmanın bedelini ödediğinizi göreceksiniz ve borcunuz asla kapanmayacak. Kaçacak bir yeriniz yok, karaladığınız her anın öfkesi içinize çoktan doldu bile. Push The Sky Away, şubat aylarında karşınıza çıkacak, şimdilik karnınızı aşağıdakiyle doyurun.

Nick Cave and The Bad Seeds
Kim Olduğunu Bil(m)iyoruz

Ağacın umrunda değil küçük bir kuşun ne söylediğinden
Ağacın umrunda değil küçük bir kuşun ne söylediğinden
Biz aşağılara akıyoruz sabahın ilk ışıklarıyla
Ağaç bilmiyor küçük kuşun ne getirdiği
Biz aşağılara akıyoruz sabahla birlikte
Ve nefes alıyoruz, bunu da
Affetmeye gerek yok orada,
Nefes çek, bunu da, affetmeye gerek yok orada
(Tekrar)
Ağaçlar duracak sanki rehberlik eden eller gibi
Biz aşağılara akıyoruz sabahın ilk ışıklarıyla
Ve biz bunu da çekiyoruz içimize
Affetmeye gerek yok orada,
Nefes çek bunu da, affetmeye gerek yok orada
(Tekrar)

Kararmış eller tarafından yakılacak ağaçlar
Akşam aydınlığında geri dönüyoruz
Kararmış eller tarafından yakılacak ağaçlar
Dinlenebilmek için hiç bir yer yok, yerleşmek için de

Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz biliyoruz orada affedilecek bir şey yok

Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz biliyoruz orada affedilecek bir şey yok

Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz biliyoruz orada affedilecek bir şey yok

Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz seni bil(m)iyoruz
Ve biz biliyoruz orada tekrar affedilecek bir şey yok

Çeviri: LezizCeset

httpv://www.youtube.com/watch?v=2kBl86cIV3g

Nick Cave and The Bad Seeds
We No Who U R

Tree don’t care what a little bird sings
Tree don’t care what a little bird sings
We go down with the due in the morning light
The tree don’t know what the little bird brings
We go down with the due in the morning
And we breathe, in it
There is no need to forgive
Breathe, in it, there is no need to forgive
(Again)
The trees will stand like á¹—leading hands
We go down with the due in the morning light
The trees all stand like á¹—leading hands
We go down with the due in the morning light
And we breathe it in
There is no need to forgive
Breathe it in, there is no need to forgive
(Again)

The trees will burn with blackened hands
We return with the light of the evening
The trees will burn blackened hands
Nowhere to rest, with nowhere to land

And we know who you are
And we know where you live
And we know there’s no need to forgive

And we know who you are
And we know where you live
And we know there’s no need to forgive

And we know who you are
And we know where you live
And we know there’s no need to forgive

And we know who you are
And we know where you live
And we know there’s no need to forgive again

Nick Cave

bi bak istersen

bir iz bırak