Home Genel Park2

Park2

written by LezizCeset Temmuz 11, 2013
Park2

Arka sokaktaki Park’a gitmeden önce gözlerimi şöyle bir aralayıp rafa baktım durdum.

Neuromancer

Siber-punk’ın derinliklerine inmeden önce mutlaka okunması gereken bir roman. Tam orada William Gibson’un Neuromancer’ı yanıp söndü. Elimi atıp sayfalarını çevirmeye başladığımda dünyanın bu tarafından Chiba City Blues’un başladığını gördüm, şehrin tam ortasında değil de bir sahil beldesinde yaşamanın hüzünlü tarafıydı Siber-punk hakkında kimseyle hoşbeş edememek. Oysa ki o arka sokak barlarından birine adımımı atmak için geç kalmış sayılmazdım. Parktaki esintiye kaptırdım kendimi…

Chatsuba, profesyonel yurtsuzlara hizmet veren bir bardı.

Gerçek zamanlı umutsuz bir anti-kahramını oynuyorsanız ve gün geçtikçe biraz daha fazla dağıtıyorsanız. Asil kahraman Case gibi zihin ve beden iç içe geçmişse, umutsuzca aynaya bakmalar artmışsa, dalgaların sesi bile işe yaramıyorsa bazen… Bir Linda Lee beklemeyin. Vazgeçin demiyorum. Şu Case’e bir bakın hele geçmişin kovboyu patronlarından çalıp çırparken sinirsistemine mikotokrine ile hasar verildi. Yetenekleri mikron mikron kül oldu. Hemen durumu gerçek dünyaya uyarlayalım. Her şey para için değil miydi?

Saatlerce çalışmak sinir sistemimiz eve dönene kadar kendisini toplayamaz, eve dönüp, evin bir köşesine devrilip uyuya kalınır, o kadar kaptırırsınız ki kendinizi uykuya… Salyanızın yastıktan yüzünüze ulaşmasıyla gözlerinizi aralarsınız. Günaydın Yeni Dünya Düzeni.

Kitaplar parklar gibi korkutucudur sistem için. Sistemi altüst etmenin yollarını bulmak Case ve Molly gibilerinin ellerinde olacak. Sakince ve fark ettirmeden al aşağı edilecek yobazlık. Yani hala demokrasiye inancımız tam. Chiba City’de olduğu gibi büyük metropollerde para her zaman işe yaramaz. En azından bir iki tanıdığa ihtiyacınız vardır. Siberuzayın gövdesiz mutluluğu ile yaşayan Case için sinirsistemininin işe yaramaması nasıl bir travmaysa. Kapitalist sisteminin gövdesine yapışmış yaşayan bizler için de para sarsıcı travmalar yaratmaya devam edecek.

Sparwl’a adımınızı atmanızla Chiba’nın tekno alt kültürleriyle tanışacaksınız.

Direnen insanlar mıknatıs gibi birbirlerini çekerler. Aslında direniş sokaktan önce içimizde başlar. Ve bazen her şeyin gerçekliğinden ve sürekliliğinden şüphe duyarız. Linda Lee ölür ve asıl kızla tanışırız Molly. Case’i Armitage’a götüren sokak samurayı. Armitage yeni dünyayı sunan taşaklı bir patron gibi çıkarılır karşımıza. Her gün yaşamıyor muyuz bu durumu dostlar. Hep başkası gibi davranmak bizi siberuzayın derinliklerinden gerçekliğe tükürmedi mi sanki?

Alıp başımızı gidelim o halde.

O halde unutmayalım.

Paris ise bulanık bir rüyaydı.

Armitage’e güvenmeyin, o ve benzerlerine çünkü altın tepside sunulmayan tek şey Özgülük şu günlerde. Sokağa çıkılıp alınır sanmayın. Onun için haykırmak yeterli değil. Evet her şeyin gösterisi gözün gördüğü… ama zihinleri ele geçirmeli, vazgeçmeden daha da güçlü bir şekilde, en alt katları ele geçirmeli, sosyal medyanın kurallarını kullanan bizler, birer ikişer yalnız yatakların üzerine itiliyor. Sevmek zorlaştı, evet çünkü ana atardamarlarımızın iç yüzeyine toksin keseciklerini yerleştirdiler, zihnimizi kurcaladılar, farkında olanlar silahlanıp savaşmaya başladı, düşünce ve akıl her zamankinden daha fazla sapıttı, buna ihtiyaç var çünkü,

Night City, başparmağı sürekli ‘İleri Sar’ tuşunda basılı halde duran canı sıkılmış’ şehir.

Park’a inerken yanımıza almamız gereken kitaplar var evet. Her zaman olur. Gece olduğunda unutulmuş ışıklar yanmaya başlar. Yalnız olmadığımızı anladığımız nadir anlardır bunlar. Her gece kolunun altına sıkıştırılmış bir romanla Park’taki yerimizi alırız. Evet siber dünya devrimi bizi güzel bir geleceğe taşıyacak. Buna her zamankinden daha fazla inanmalıyız.

Zihinlerimizi bu dünyaya bağladık ve sonunda fiziksel ezikliğimizi sokaklara çıkarmaya başladık. Başarılı olup olmamak önemli değil bu noktada evet. Öldürülen, gözü çıkarılan, gazlanan insanların ortadan kaldırılmaya çalışmalısının asıl amacı sistemin ilerlemesini sağlamak. Sistemdeki hatayı her zaman hacklemek gerekir. Hacker’lar onlar bu kutsal siber uzayın başıbozuk kahramanları olmayı sürdürecekler. Case’in isyanını sürdürüyorlar anlayacağınız. Yolunuz bir parkın yanından geçiyorsa Altıkırkbeş Yayınlarından basılmış o mis kokulu kitabı alıp bir ağacın altına oturun, sayfaların ölü agaç gövdelerinden dirilişine izin verin. İzin verin ki Molly size yardım etsin. Bu umutsuz karanlık yolda, bize özgürlüğümüzü verecek olan ağacın altındaki o tuhaf esinti olacak.

Suladığım bahçedeki dünya yaşıyor ve zamanı geldiğinde bütün betona karşı ayaklanıp zaferi haykıracaklar. Sıkılmadan sayfaları çevirin, sıkılmadan sokaklarda dolaşın, sıkılmadan öpüşün, sevişin ve gerçekliğinize müdehale edildi mi reddedin.

Genç insanlar dövülerek öldürülebilir, evet, gözleri çıkarılıp göz dağı vermek üzere ağızlarına acı biber sürülmeye çalışabilir, evet, metrolarda parklarda hatta evlerinde öpüşmeleri sevişmeleri ahlak adı altında kontrol altına alınmaya çalışabilir, evet, ama her zaman olduğu gibi zihin asla hapsedilmez ve yokedilemez. Bu yüzden Case, Chiba’nın sokaklarından Night City’in kurallarına hepsini çiğnereyerek özgürlüğüne ulaştı. Siber-punk’ın kuralları gerçek demokrasiyi sokaklardan bize taşıyacak.

Tutuklu kalmayan tek park içimide gezinen o korkusuz özgürlük hissi olacak.

Bu yüzden bir kez daha korkmadan DİREN. Bu yüzden bir kez daha korkmadan öl, gözünü ver onların avuçlarına. Çünkü tarihin en başından beri yobazlar bu düzeni korudu. Onların düzeni artık istenmiyor. Düzenin sandıkları gibi işlemediği göster. Bir kitap oku, hareketsiz kal, konuş ama karanlığı reddet. Gelecek siberuzayın dipsiz mahzenleri olabilir ve düşünceden uzak günlerde ter içinde çalışıp durulabilir. Bir sessizlik anında bilin ki birileri düşünüyor, tasarlıyor ve yeniden inşa ediyor. Sistemi tehdit eden onun bir parçası mı ? Bilin ki kale içten yıkılmaya başladı. Genç zihinler bulanık yaşlı aklı kesip alır. Şiddetle değil, akılla ve hayalperest güzelliğiyle. Alkışlar sizin için Babalar!

Halbuki genç bir ruh devamlı olarak bu parkta gezintide. Farkında değilsiniz ama o çok önceden direnmeye başladı.

DİREN. UYUMA.

Neuromancer

You may also like