Home Genel Salon 116

Salon 116

written by LezizCeset Temmuz 15, 2013
Salon 116

Ne kadar gereksiz olacağını düşünsen de denersin. Şehrin göbeğinde yaşayan insanlar ve şehrin kilometrelerce uzağına yerleşmiş tutunamayanlar… Karşılaşmaları olanaksız insanlar zamanı geldiğinde karşılaştıklarında gerçekte ne olur? Mümkün olan tek şey bedenimizin içine kapattığımız zihnimizi görüntülerle hareket ettirmek ve bazen bir ses size çok tanıdık gelir. Sophie Hunger, soyadını bilerek mi açlığa yöneltti acaba ve duygusal açlığımızı hangi ses doyurabilecek. Dalgaların sesine karışan aksak ritimler o kadar güzel ki bu kadının şarkısını yalnız başıma dinlerken içim burkulmuyor değil.

20130716-000624.jpg

Ama bu şarkıları bulmamı sağlayan ruh halim mi? Hayır bu kez değil. Kendime sorduğum sorunların peşinde geceyi sonlandıracağım. Kendimi bütün yapaylığa karşı sağıltmanın yolunu buldum, kasabanın tepesinde bahçeyi sulamak evet sakince ayaklarıma dokunan suya izin vererek güneşin benden uzaklaşmasına izin vermek. Ve Patti Smith’in sesini hatırlatan Sophie’nin açlığının ne olduğunu düşünmek ve düşünmek. Günler geçiyor ve ben artık gereksiz olmadığını düşünüyorum. Karşılık beklemeden verilen paragrafların peşinde sokak ararlarında koşturduğum bir kız var. O beni tanıyor. O aslında beni tanımıyor. Boşluğa yazıyormuş gibi hissedersin ilk önce ama sonra ilk cümle ortaya çıkar ve ifade etmeye başlarsın. Anladığını anlatmanın bir yolunu seçersin. Seçenekler mevcut. Ne kadar ifadesiz olacağını düşünmeden harekete geçmek de bu kadar kolay.
Bu yüzden uyumadan önce mutlaka dinlet bu şarkıyı kendine ve izin ver. İzin verdiğinde diğerine inanmaya başlayacaksın. Çünkü her şey böyle başlar, dalgaların sesini bir tek insan sesi böler

20130716-000909.jpg

Sophie Hunger
Şehrinışıkları

Berlinde bir proje var
Beklemek tutunmak
Giyinmek … ve
Sıkışmış ve bertaraf olmuş

Ve ben orada iki küçük civata dişlisinin üzerindeki kilitlerde
Yani ben bu yüzden onlarla oynayabilirim

Kendime soruyorum aklıma geliyor
Monty Python’unu izlemem gerekir mi
Sanki ölülerin belleği
Milyonlar ve trilyonlar hiç bir zaman göremediler

Ve sonraki kapıda peygamber
Elline taşı yerleştir
Elini tut
Ve anlıyorum
Ve anlayamıyorum
Sadece bir dağın ortasında durmuş olmayı diliyorum

Bir rüya anlamsız geldiğinde
Öğrendiğim gibi davrandığımda
Dünyadaki bir kızı düşündüğümde
Ve hayır o hiçbir şekilde yeterli olamaz

Şehrin ışıkları, şehrin ışıkları
Sonsuza dek şehrin ışıkları

Ve orada bir tanrının olmasını diliyorum
Ve eğer orada yoksa
Hala kendimi bulmayı umuyorum ve çokça yalvarıyorum
Denizde ve gün doğumu bir beneği gösteriyor
Ve kadınları yatağın üzerine bırakıyor

Bir rüya anlamsız geldiğinde
Öğrendiğim gibi davrandığımda
Dünyadaki bir oğlanı düşündüğümde
Ve hayır, o hiçbir şekilde yeterli olamaz

Şehrin ışıkları, şehrin ışıkları
Sonsuza dek şehrin ışıkları

Şe şe şe şehrin ışıkları

– Monty Python: 1970’lerde popüler olmuş bir İngiliz komedi grubu

Çeviri: LezizCeset

httpv://www.youtube.com/watch?v=Ngen_jfWB04

Sophie Hunger
Citylights

In Berlin there is a project
waiting holding
wearing apole and
tucked and disposed

and i wish there were two little bolts on the locks
so I could play with each other

Me a question comes to me head
should I watch monty python like the memory of the dead
millions and trillions who’ve have never had any time

and the prophet from next door
set the stone in your hand
holding your hand
and I do understand
and I don’t understand
I just wish I was
standing in the middle
of a mountain

when a dream comes empty
when I move I’m taught
when I think of a girl in the world
and no she won’t be enough

city lights, city lights
city lights forever

And I wish there is a god
and if there is not
still I find myself hoping and pleading a lot
In the sea and the dawn showing a spots
And take her down to the women in bed

when a dream goes empty
When I move I am taught
When I think of a boy in the world
and no, he won’t be enough

Citylights, Citylights
Citylights forever

Ci Ci Ci Ci City lights

20130716-000732.jpg

You may also like

Leave a Comment