Lobi Genel Salon 142

Salon 142

dirilten LezizCeset Kasım 16, 2013
Salon 142

hiç bir şeyi umursamadığında karşına aldığın gece durmaktan vazgeçmez. Ağlayan ve aldatılan kadınların ardından bakmak can yakar, usta. Ne bir öğüt dinlemek istersin, ne de bir alkış. Biraz burnunun kanamasını umarsın, pataklanmak istersin çünkü aşk başka dilde çarpar seni yere ne zaman nereden geldiğini kestiremezsin, bir bakmışsın hiç ummadığın bir el suların dibine çeker seni. Bundan sonra her şey umutsuz bir hal alır. Yine yalnız başına eve geri dönmesini beklersin, belki çok geç gelecektir, belki de bir yolunu bulup bir yerlerde kıvrılıp uyuyacaktır. Endişelenirsin, ilk kez bir başkası için endişelenmeye başlarsın ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu kaçırdığın anlarda kaşlarını çatarsın, her şeye hazır durursun, göze alırsın ve bulamadığın o cesaret seni ileri doğru iter. Sonuçları ne olursa, soluk soluğa bir içki şişesine sarılırsın, bir gecede sigaraya başlayıp bir gecede sigarayı bırakırsın. Acın ne kadar da anlamsızlaştırır her şeyi. Acı bir sosa ödenen para, bir gece öncesinden kalma yemekleri çöpe yollanışı, her şeyin yapaylaştığı anda gerçekliği görürsün. Gece karanlığında avını bekleyen yalnız kurt. Ödülsüz ve aç bırakıldığında ona buna saldırır. İşte o zaman bir başkası gibi davranmaktan vazgeçersin, bu seni erkek yapar, bu seni delikanlı yapar. Neyin ayrımına varmak istersen ona varırsın, usta. Kendi doğruların gerçekleşmesine izin verirsin ve yalancıların dövüşmek için çıktığı sokakta gardını alırsın. Üzerine çullanırlar, karnını yumruklarlar, ağzın gözün kan içinde kalır. Tükenmez bir sancıyla senden uzaklaşan kadının duygularını o anda anlarsın işte. Her şey yanlış, kadın yanlış, erkek yanlış, ne fark eder, aslında soluduğun havanın onunkine karışması gerekir. Aslında gerçek doğruların ona sarılmak ister. İzin vermeyecektir. Yaşamının en aciz anıyla karşılaşırsın. Elini iter, sarılmanı görmezlikten gelir, şarkılarını anlamak istemez. Geceyi çizip geçen uçağa bakarsın, Kasım’ın yıldızları görmene izin veren ihtişamına şaşırırsın. Sevmek istersin ilk kez onu da batırırsın. Nemli toprağa gömerler cesedini. Geç kalmışlığın hikayesini anlatırsın işte böyle ertesi gün yüzüne bakmayacaklar, yüzüne gülümseyecekler, arkadan parmaklarını uzatacaklardır. Kaybedecek bir şeyinin olmadığını an işte bu kadar yakındır. Yolları karıştırmadık, sadece şeritlerin böyle kesişeceğini anlayamadık. Hep en korktuğumuz anda annemizi aramadık mı? Küçük yüreğimizi kim avutacaktı şimdi. Büyük soruyu karşına aldın. Yalnızlığını yüzleştirdiğin o umutsuz an geldi çattı. Bir başkası olmaya ittiğin kişiliğin içinde yeniden uyandı. Kozasını yırttı. Çığlını duydun yüreğinin. Kıpkızıl kesilen dudakların şarabı anlamak istedi. Kıpkızıl yanakların birşeylerin başladığını gösterdi. Bir öpüş sessizliği tanımladı. Hayallerde yaşadın, usta ve gerçeklikle karşılaştığında öyle bir afalladın ki tam bir amatöre dönüştün. İşte ne izlediklerin ne de okudukların yardım etti sana. Anneni arayacak değildin ya? İngilizce’deki o güzel sözcüğü söyledin. Pitty. Evet, günün anlam ve önemini kavradı doğrudan. Kendi iç sesinle konuşmayı o kadar çok sevdin ki yanındakilerin farkında bile olmadın ve sırf yüreğin acı çekiyor diye etrafındaki sessizliğinle cezalandırdın. Seni yeniden sonsuz bir yalnızlıkla karşılayacaklardı. Onun bir saattir evin içinde olmadığını anladığın an. Hatalarının sonuçlarına katlanmak zorundasın. Büyük görkemli yalnızlığının sebebini anladın. Bir sokak köşesini daha dönecek ve ne olduğunu anlayamaycaksın. Çünkü o senden daha genç, çünkü o senin kaçırdığın bütün güzel anların bir simgesi gibi daha anlamlı öpüyor, daha anlamlı kaçıyor, gücünün yetmeyeceği yüksekteki raflarda duran bir şey… Manası yok mu gerçekten. Ve o bir saatinin nasıl geçtiği hakkında hiçbir fikri olmayan kızla yeniden karşılaşırsın, bir kaç gün içinde değil, bir kaç dakika içinde seni terk eden o güzel yürek.

Battleme

Battleme
Hey Hey Bana Ait Olan

Bana ait olan, hey hey
Rock and Roll asla ölmez
Gördüğün resimden daha fazlası var orada
Sonrası göz tanışır
Hey hey, bana ait olan

Maviliğin dışında ve karanlığın içinde
Bunun için bir bedel ödedin, ve onlar sana bunu ödettiler
Bir kez gidersen, geri dönemeyebilirsin
Maviliğin dışındaysan
Ve karanlığın içinde

Kral gitti ama unutulmuş değil
Bu Johnny Rotten hikayesi mi?
Uzaklara gitmektense tutuşup yanmak daha iyidir
Kral gitti ama unutulmuş değil

Bana ait olan, hey hey
Rock and Roll asla ölmez
Gördüğün resimden daha fazlası var orada
Sonrası göz tanışır
Hey hey, bana ait olan

Çeviri: LezizCeset

httpv://youtu.be/PbeIv39s04s

Battleme
Hey Hey My My

Hey hey, my my
Rock and roll can never die
There’s more to the picture
Than meets the eye.
Hey hey, my my

Out of the blue and into the black
You pay for this, and they give you that
Once you’re gone, you can’t come back
When you’re out of the blue
And into the black

The king is gone but he’s not forgotten
Is this the tale of Johnny Rotten?
It’s better to burn out than to fade away
The king is gone but he’s not forgotten

Hey hey, my my
Rock and roll can never die
There’s more to the picture
Than meets the eye.
Hey hey, my my

Battleme

bi bak istersen

bir iz bırak