Lobi Genel Salon 143

Salon 143

dirilten LezizCeset Kasım 23, 2013
Salon 143

Her adamın bir takım korkuları vardır ve korkular ona gerçek cesareti verir. Gerçeğin etrafında sardığı boğucu, kızgın zincirlerden kurtulması belki ki zaman alıyordur. Hiç kimsenin ummadığı bir anda, bir başkası tarafından içine yerleştirilmiş mucizenin yardımıyla dışarı çıkar. Kışın olağanüstü yalnızlığıyla savaşına başlayacak, bu raundda umduğunu almayı deneyecekti. Korkular, baş edilmesi güç gerçeğin dayattığı yalanlar. Kimisi zincilerin yaktığından bir şeyleri koparıp alırdı. Kimisi gözünü kırpmadan insanların üzerini çizerdi. Öğrenmesi gereken detaylardı belki de olan biten herşey. Boşluğa doğru fısıldadı. Yalnız olduğunun farkında korkularının verdiği güçle gecenin içine gözlerini kısarak baktı ve onun dışında kimsenin göremeyeceği güzelliğin peşinde derinlere doğru kendisini çekti. Sahilde kumların üzerine uzandı, boş turizm cennetinin kıyısında yeni bir sabaha uyandı. Soğuktan donacağını, yalnızlığın onu bitireceğini sandı. Aksine yanıldı. Daha da güçlendi. Herkes onun güçlendiğinin farkındaydı. Denizin üzerindeki ışıklarla oynaştı, deniz kestanelerinin üzerine işedi. Ter kokan servis araçlarıyla evine gidip geldi. Yılmadı. Her sabah daha da acıttıkları yüreğinin giderek katılaştığını gördü. Kızgın zincirlerin yüreğinin üzerine inen kırbaç darbelerine aldırmadı. Tutkusunu unuttuğu gençlik günlerinin dibinden çıkarıp avuçlarının içine aldı. Tüm sırlarıyla kendi savaş boyasıyla trenin önüne atladı. Ölümü istemenin görkemini herkes kendisine yediremez. Onun hakkında düşünmek bu yüzden allak bullak edici olur. İçti, sarhoş oldu. Bir anlığına bardaki bütün insanlarla tanıştı, ertesi sabah hepsini unuttu ama onu unutmayacaklarından emindi, orada sahnenin ortasında yatağından çıktığı kıyafetlerle bir şehirden kaçmak için söylenen şarkıyı söyledi. Birileri dinledi. Birileri alay etti. Birileri bağırdı. Birileri öpüştü. Birileri tuvalette sevişti. Gece sürdü. Gece sürdükçe korkuların verdiği cesaretle uyuya kaldı ve horultusu evin duvarlarına işledi. Sabah uyandı, işedi ve kahvesinin içine biraz kanyak boşalttı. Hepsi topu topu bir başka hikayenin satırlarından aşağı kayacaktı. Bir arkadaşını çok özledi. Bir sevgilisi için küfretti. Kendisi içinse güzel bir kahvaltı hazırladı.

Ha bir de evlilik de neymiş? Rutin aşklar kafesi. Trenin altına yatmaya henüz vakit var.

Stereophonics
Tren’in Üstündeki Graffiti

Oh trenin üstündeki graffiti
Oh trenin üstündeki graffiti oh hayır
Onun yaşamının içine yuvarlan
Oh trendeki graffiti oh

Adım adım dışarıya sevgilisini uyurken bıraktı
Yağmur başlıyor, sırlarının içinde boğuluyor
Islak sokaklar bir kilise salonu kadar sessiz
Çocukların futbol oynadığı son ev

Sokakları geçtikçe yüreği delice atıyor
Ona soracağı soruya daha fazla yaklaştıkça
“Evlen benimle” bu kelimeleri gece trenin üzerine yazmak istiyor sprey kutularıyla birlikte saklanıyor
Ve trene binip gidiyor
Resim bittiğinde ve kuruduğunda oh hadi ama

Oh trenin üstündeki graffiti
Oh trenin üstündeki graffiti
Oh trenin üstündeki graffiti
Oh o asla eskisi gibi olamayacak oh hayır
Onun yaşamının içine yuvarlan
Oh trendeki graffiti oh

Günün ağarması gibi tatlı bir şekilde uyanıyor
Kupasından yudumluyor ve yüzüne makyajını yapıyor
Siyah telefonda insanların fısıltıları duyuyor
Birisinin trenden kayıp öldüğünü

Tren durağa yanaşıyor o her zaman kullandığı kapılardaki yazıyı okuyor
“Evlen benimle seni seviyorum”
Yürek kendinden geçmiş ve kuşkulu duruyor
Bir arama yapıyor ama o telefonu açmıyor
Tren hızla raylardan aşağı gidiyor
Onun bindiği bu son trendi oh hayır

Oh trenin üstündeki graffiti
Oh trenin üstündeki graffiti
Oh trenin üstündeki graffiti
Oh o asla eskisi gibi olamayacak oh hayır
Onun yaşamının içine yuvarlan
Oh trendeki graffiti oh

Çeviri: LezizCeset

httpv://youtu.be/pFmLVtSqQo0

Stereophonics
Graffiti On The Train

Oh the graffiti on the train
Oh the graffiti on the train oh no
Roll in to her life
Oh the graffiti on the train oh

Stepped outside he left his lover sleeping
Rain falls he’s drowning in his secret
Wet streets are quiet as a church hall
Last house where children kick the football

Cross roads his heart is beating faster
Getting close to asking her the question
“Marry me” he wants to paint the words on
The night train he’s hiding with his spray cans
And that is going to ride
When the paint is done and dried oh come on

Oh the graffiti on the train
Oh the graffiti on the train
Oh the graffiti on the train
Oh she’ll never be the same oh no
Roll in to her life
Oh the graffiti on the train oh

Day breaks as lovely as she wakes up
Sips her cup and dusts her face in make up
Black phone she hears the people whisper
Someone died themselves train has slipped up

Train comes the coach she’s always used to
The doors read a “Marry me I love you”
Heart stops ecstatic and suspicious
She makes the call but he don’t pick the phone up
The train sped down the line
It was last train he would ride oh no

Oh graffiti on the train
Oh graffiti on the train
Oh graffiti on the train
Oh she will never be the same
Oh god rolling back into her life
Oh graffiti on the train oh

bi bak istersen

bir iz bırak