Lobi Genel Kat66

Kat66

dirilten LezizCeset Ağustos 21, 2016
Kat66

Büyük Hint Okyanusu, 73 milyon kilometre kare alanı kaplar ve tahmini hacminin 292 milyon kilometre kare olduğu söylenir.  Sayısal olarak ölümcül bir su kütlesi. All is Lost, J.C Chandor’un yönetmenliği Robert Redford’un oyunculuğundan çıkmış bir yapım. Film fazla diyaloga gerek duymaz. Teknesiyle okyanusa açılmış bir adam hakkında. Ama ilginçtir,  filmin kahramanın geçmişi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan pür dikkat onun suyla olan mücadelesini izlersin.  

Her şey bir talihsizlik eseri adamın teknesinin bir ticaret konteynerına çarpmasıyla gelişir. Hint Okyanusu’nun ortasında, içi ayakkabı dolu bir konteyner. Ne büyük talihsizlik! Koca okyanusta teknenin gidip o konteynera çarpması. Çarpışmalar hayatını yönlendiriyor.  Talih, rastlantı ve inanç bir insanın bunların kaçına ne yoğunlukta sahip olabileceği gerçekten belirsiz. Ama bir adamın kendisiyle ve yaşamla mücadele edişi seyr-i-alem. Doğanın ortasında tek başına talihsizliğin ölümcül şeytanlarıyla baş etmek. Hiç şüphesiz sonuna kadar devam edecek talihsizlikler, neredeyse pes etmene yol açacak umutsuzluk. Suyun kozmik oyunları ya da yalın bir yalıtılmışlığın fırtınayla gelen sesi, kendini suların derinliklerine bırakırsın, evet. Bir bardak su, güzel bir duş ve bir tıraş doğanın içine dahil olamayacağı konforlar. Suyu sevmen, onun uçsuz bucaksızlığına aşık olmana rağmen suyun öfkesiyle karşılaşmak, böyle bir hikaye diyaloglara ihtiyaç duymaz. Elinde kalem kağıt ve sevdiklerine son bir mektubu karalarsın, umut doğanın dehşeti tarafından elinden alındığında. Bir kavanozu kapar, onu uzaklara fırlatmak isterken okyanusun ortasında yapayalnız haline bakar ve orada umudu yitiriverirsin. Kavanozu uzağa fırtlatmak değildir mesele, onu öyle suyun içine bırakmak. Altınızda henüz keşfedilmemiş sular diyarı bütün canlılarıyla yalnızlığınıza ve yokluğunuza eşlik ederler. Doğanın içinde konfor bulamazsınız. Anlarsın, bundan sonrası hiç kolay olmayacak. Önünden geçip giden kapitalizmin kargo yüklü gemileri ne ışığını ne sesini duyar. Yalnızlığını sonuna kadar yaşarsın. Gecenin içinde hayal meyal gördüğün son ışık için yaşamını bağladığın şişme botu bir anda yakarsın. Okyanus. Sularının insanın yalnızlığını yıkaması için verilmiş son mabeti. Tükenmeyecek olan ve zamanı geldiğinde bütün uygarlığı yutacak olan gerçek. Onun karşısında umutsuz ve güçsüz kalmak, onun seni alacağını muştular. Herşey kaybolduğunda dışarıda yağmur yağar ve sen bir adamın okyanusun üstünde kaybetmek üzere olduğu son umudunu izlersin. İnsanlar içinde ya da dışında yaşayabilmek için her zaman sana yardım edecek bir elle karşılaşabileceğini gördüğünde şaşırırsın. Dibe doğru çökerken bir anda gözlerin ışıldar ve yüzeye yüzersin.

bi bak istersen

bir iz bırak