Lobi Genel Salon 159

Salon 159

dirilten lezizceset Ekim 21, 2017

Herkes bir diğerini kontrol etmeye çalışıyordu. Böyle zamanlarda insanlardan uzaklaşırdı. Gecenin bir vakti sallana sallana geçen alkollü bir misafirin yere bakan umutsuz gözlerini yakalar, başını başka tarafa çevirirdi. Otelin girişini her gece hep aynı saatte bir başkasının ayakları için parlatırlardı, işte o cila makinesinin sesini her duyuşunda biraz daha kaybolduğunu hissederdi, bunun en kötü tarafı kaybolurken görünmez olamazdı asla, sadece kaybolmasına izin verirlerdi. Sarhoş misafir elindeki bira bardağını yere düşürür ve cila makinesinin bütün marifeti bir anda silinirdi. Yavaş yavaş sabahın olmasını beklerdi, biraz renkli, bugünlerde neden bilmiyordu ama renkler nedense hiç tanımadığı bir kızın saçlarını anımsatıyordu ona. Bu iyi bir şeydi. Anımsamak ve yeniden yazmak istemek. Bir dürtüydü. Biraz daha iletişim halinde kalma isteği. Sarhoş misafir birilerine sövüp saydı ve asansöre bindi. Soğuktan üşümüş bir kedi döner kapıdan yavaşça içeri süzüldü, lobinin ortasında kurumuş olan ağacın altına işedi, resepsiyonun üstüne çıktı. Hiçbir şey yapmadı. Sabah olmuştu ve renkliydi.

M83
Gözyaşlarım Bir Deniz Olur

Yavaşça sana doğru sürükleniyorum
Yıldızlar ve gezegenler
Beni çağırıyor
Milyarlarca yıl senden uzakta
Yoldayım
Yolda…
Yolda…

M83
My Tears Are Becoming A Sea”

I’m slowly drifting to you
The stars and the planets
Are calling me
A billion years away from you
I’m on my way
I’m on…
I’m on…

bi bak istersen

bir iz bırak