a cup of coffee and comics

dirilten lezizceset
a cup of coffee and comics

Kısa bir hikâyenin yaratıcılığını kullanarak üç renkten oluşan bir çizgi-romanla karşı karşıyayız. Siyah, beyaz ve gri. Çizgi-romanın baskısında özellikle tercih edilmiş, sayfaları ışığa tuttuğunuzda üç rengin meydana getirdiği parlama sizi intihar etmişlerin diyarına götürecek. Karanlık bir çizgi-roman sayılmaz daha çok kara mizah.

Etgar Keret’in kısa hikâyelerini seviyorsanız. İntihar etmişlerin diyarında pizzacı olarak takılan Mordy’e yabancı değilsinizdir. Filtre kahvenizi sipariş edin. Olağandışı bir hikayenin ve değişik çizgilerin dünyasında dolanacağız. 

Ve herkes öldürüyor sevdiğini, ama intihar aşkı öldürmüyor.

Bilek Kesenler arka-kapak.

Çizgi-romanımızın arkası kalın puntolarla bağırıyor.

Bilek Kesenler’i ikinci kez okuyorum. Bu sefer kahve eşliğinde.

Öbür dünyayla gerçek dünya arasında da bir fark yok, söz konusu aşkın bize yaptıkları olunca. Mordy, Desiree’den ayrılmanın üzüntüsünü kaldıramadığı için intihar ediyor. Desiree, Mordy’nin cenazesine yeni sevgilisiyle geliyor. Eee, adamımız Mordy durumun boktanlığını ta öbür taraftan görüyor haliyle. Onların birlikteliklerinden dolayı kendisini atıyor Leş Bar’a.  

Ancak bir süre sonra Desiree’ın da kendisini öldürdüğünü öğreniyoruz. Kara bir mizahla yakalıyor bizi Etgar Keret. İntihar vakaalarının tavan yaptığı romantik çağlar gibi günümüzün insanın da kaçışı kolayca orada bulmasıyla bir nevi eğleniyor. 

Mordy ne yapsın? Sevmiş kızı. Desiree ne yapsın, sıkılmış ondan. Eninde sonunda gelip dolaşıp bir pizzacıda çalışırsın, adını da Kamikaze koyarlar. 

Etgar Keret’in karakterlerini yaratmasındaki ustalık bir yana. Mekanların çizimleri Asaf Hanuka’dan gayet başarılı bir şekilde dökülmüş. 

Mordy kafasını tüfekle patlatmış olan arkadaşı Uzi’yle Leş Bar’da tanışır. Kamikaze’deki işi bittiğinde takılmayı sevdiği bardır, Leş Bar. Kurt Cobain bile buradadır ama pek sevmezler onu biraz fazla kendisini beğenmiş bir havası olduğunu söyler Mordy. Belki de haklıdır. Acı çeken şarkılar söyleyen bir adamın intihar etmiş olması fazla inandırıcı değildir.

Bir market soygununu engeller Mordy, karşılığında bir tatil kazanır ama pek tatil havası yoktur buralarda. Sanki arada kalmış olmak onlara fazla ruhsuzca gelir.

Bu dünyanın da kendine has kavramları vardır.

Jülyet kavramını da burada öğreniriz. Eğer hap ya da zehir yutarak kendini öldürdüysen. İntihardan hiç bir iz taşımadığın için seni Jülyet olarak kabul ederler. Böyle hatunlarla takılmak bu diyarda bayağı sükse yapar ama Mordy’nin Desiree’a tutkusu o kadar yüksektir ki karşısına çıkan hiç kimseyle ilgilenmez. Ta ki… 

Peki Desiree kendisini hangi sebeble öldürmüştür? Çizgi-romanı ilk okumada Desiree’in yaşamdan vazgeçişini Mordy’nin ölümüne bağlamak isteyebilir okur. Ama ikinci okumadan sonra Desiree’in kendisini kendi şüphelerinden kurtulmak için öldürdüğünü daha kolay kabulleniriz.

Yani Mordy’yle bağlantısı sevgi değildir.  Bilek Kesenler’in hüzünlü kısmına hoş geldiniz. Mordy kaybettiğini bulmak için arar. Desiree kendinden vazgeçer. Arayış ve vazgeçiş. 

Mordy yine de Desiree’ı aramak için Uzi’nin külüstür arabasıyla bir yolculuğa çıkacaktır. Her şeyi apaçık anlamasına rağmen.

Mordy’nin otostopçu kız Lihi ile karşılaşması bir kaç sayfa sonra gerçekleşir. Evet, yaşamda da ölümde de karşılaşmaların ve çarpışmaların sonu yok. İnsanların hikayelerinden etkilendiğimiz için onlarla birlikte olmayı deniyor olabilir miyiz? Kendimize yakıştırdığımız için… Ya peki bu olasılık değilse. Her şey olması gerektiği sırayla gerçekleşiyorsa. 

Yaşam da ölüm de bizimle dalgası geçmeye devam edecek, desenize…

Sevginin zamanla kendini gösterdiğini ve aşkla bunun büyük bir uyum içinde ilerlediğine tanık olacağız, Bilek Kesenler’in her sayfasında.

Bir yudum al, kahveden. Zihin açık, duygular keskin, yaşam ise her zaman özlem duyulan şey.

Lihi’nin bu dünyanın yöneticilerini bulmayı istemesi de  ölümünün biz kaza sonucu olduğunu iddaa etmesi. Yaşamaya olan tutkusu, Mordy’nin sevmeye olan tutkusuyla  o kadar uyumlu ki…

Yol ekürisinin Raphael Kneller yüzünden arabalarını ağaca çarpmalarından sonra durum biraz daha tuhaflaşır. Kedi Freddie’nin peşine düşülür, Mesih Kral’la karşılaşılır, Desiree’ın iki yüzlülüğü ortaya çıkar, ormanın derinliklerindeki kamp alanında, arada kalmış olanların diyarına biraz neşe ve mucize gelir. Çeşmelerden su yerine gazoz akar. Yanmayan arabaların farları yanar v.s. 

Ölümün de yaşam gibi mucizelerle dolu olabileceğini kanıtlar, Etgar Keret. 

Bizi bu dünyada alı koyan ve yalnız hissettiren de bu değil mi? Tutkusu olmayan insanlar, hayal güçlerini kullanamayanlar, yarı ölü yaşayanlar, yaşamda da ölümde de diri bir şeylere tutunmak tamamen şansa bağlı. Adına ne derseniz deyin, ben buna hep rastlantılar derim. Leziz bir ceset gibi ölüp ölüp dirilirim. Durumların ve yapmış olduğumuz tercihlerin bizi getirdiği yol ayrımları…

Kuşadası’nda duvarında bir deniz feneri bulduğum Hand Coffee Shop’da oturuyorum, burada soluklanıp güzel kahvelerinden yudumluyorum, lezzetti chessecakelerinden yiyorum. Hadi durumu değiştirelim, karşımda oturan yabancıyla bir sohbeti başlatayım, ya da dışarı çıkıp sahilde güzel bir yürüyüşe katılayım, ya da sadece müzik dinleyip gökyüzündeki eğlenceyi izleyim .

Ne yaparsanız yapın, bazen iplerin gerçekten de sizin elinizde olmadığını hissedersiniz. 

Böyle hissettiğimizde ortamı neşelendirmek için birileri çıkar karşımıza Desiree çıkar, Lihi çıkar ve diğerleri… Nerede durmanız gerektiğini söylerler bazen, bazen de olmayacağını, zamanın yaptıklarını kabullendiğinizde ölü olsanız da tutkulu olduğunuzu ve ruhunuzun hâl iş başında olduğunu hatırlarsınız. 

Eee bu çizgi-romanı da bitirdiğimize göre Hand’den çıkmanın ve dışarıda biraz hava almanın tam vakti. Gece otele dönüp çalışmam gerek. Yaşarken de ölüyken de umutlu olmalıyız. 


e

trafımdaki insanlar ölmeye başlayınca onlardan ne farkın olduğunu, neden hayatta olduğunu soruyorsun kendine. yanıtlara sahip değildim. seninle değil, Desiree’yle ilgili aslında.

Bilek Kesenler’den.

– doğrusu, ilk mucizemi gerçekleştirmek için can atıyorum, ne olduğu umrumda bile değil.

– eğer çok istersen aşırı anlam yüklediğin için gerçekleşmez.

Bilek Kesenler’den.

Lihi geceleri rüyama falan girmiyor, ama yine de hep onu düşünüyorum.

Uzi bunun bana özgü olduğunu söylüyor – hiçbir şansım olmayan kızlara takılıp kaldığımı.

Belki haklıdır.

Bilek Kesenler’den.

bi bak istersen