deneme 2

dirilten lezizceset

İzmir depremini yaşadıktan bir hafta sonra eski bir dostumu ziyaret edip sonrasında Kuşadası’na gittim. 

Kuşadası’na geldiğimde kendimi hep iyi hissederdim ama bu kez farklı bir şeyler vardı. Burası bana ve sevdiklerime saçma bir şekilde zarar verdi. Ayrılık vakti gelmişti. Bu küçük kasabadan önceleri korktuğumu sanıyordum. 

Aslında buraya geldiğim ilk günden beri içimde bir çekip gitme isteği vardı. Hep vardı ve uzun bir zamana ihtiyacım oldu. Kim olduğumu anlamak için. Şöyle geriye dönüp bazı anlara baktığımda örneğin ilk kez Kuşadası’nda öpüştüm, ilk kez seviştim, ilk kez aşık oldum. Tiyatroyu burada sevdim. Halk kütüphanesinin içinde uyudum. Çingeneler mahallesinde dolaştım. Odun çaldım. Bir pansiyonun çatı katında kaldım. Eski bir evin bahçeye yıkılmasını izledim. Acı çektim, tıpkı diğer milyarlarca insan gibi ama en çok sevdim. Sevmenin beni iyileştireceğini hep sezdim. Bunu yapıyor. İyileştiriyor ve sade bir gülüş bırakıyor bize. Çoğu zaman öfkeme yenik düşsem de onu yönlendirmesini biliyorum artık. 

Evet, gerçeklik beni sarsmaya çalışıyorsun. Ama başaramayacaksın. 

Gidiyorum ve hiç pişman değilim. Yaşadıklarımın her anını kabul ediyorum ve içimdeki hafifliği fark ediyorum. 

Kuşadası’nın karşı sahilinde artçılar devam ediyordu ve neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Sabah 4,8 ilk bir depremle uyanmış, biraz kaydıktan sonra bir iki fotoğraf çekmiştim. Ama seziyordum, Kuşadası körfezindeki sarsıntılar, git diyordu bana, bense her şeye rağmen kalmak istiyordum. Kuşadası’na eve geldiğimde bir şeyleri kanıtlamam gerekmiyordu artık.

O an bir karar aldım, gidecektim. 

Hep bir anda gelen kararlar. Benim gibi kararsızlıklarıyla boğuşan bir insan için böyle tuhaf zamanlarda gerçekleşir hepsi. 

Doğanın sesini dinliyorum ve yanılmayacağımı biliyorum.

Yazmak beni rahatlatıyor. Bir şeyleri içimde biriktirmek ve sonrasında paylaşmak. Hep çocukken yaptığım şeyler. Belki de büyümedim. Ya da benim dallarım farklı yönlere büyüyor. Bilmiyorum. Bildiğim tek şey, yaşadığım uyarıyı dikkate almak ve ona karşı bir eylem planına girişmek. 

Evde kalmamalıyım. Bu kaçış bitti artık. Bütün anları beraberimde taşıyacağım. Hiç bir yere kaybolmayacaklar. İçimden geldiği gibi yaşayacağım.  Artık bir şeyleri beklemekten de sıkıldım. Hareket halinde olmaya başladığım andan itibaren her şey aydınlandı. Bu duyguyu anlatmak yerine yaşamak, evet daha iyi. 

 

Evi boşaltıyorum. 

İşe yaramayan ne eşya varsa eşe dosta verdim. Kitapları ve enstrümanları depolayacağım yeri de hallettim. Taşınma pandemi sürecinde gerçekleşeceği için git-gel bir iki hafta sürebilir. Sonrasında doğayla olan ilişkimi daha çok yoğunlaştıracağım, şehirde geçirdiğim süre boyunca da mümkün olduğunca duvarların dışında takılacağım. Kısa vadeli planlarım bunlar. 

Her şey değişiyor, her an bir öncekinden farklı. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, duvarların ardında gerçekleşiyor. Hayal dünyam beni nerelere götürecek bilmiyorum. Ama artık durmamım çok zor olduğunu görüyorum. Şu çerçevede Atlas Shrugged yazıyor ya… Atlas değilim, ama dünyanın yükü olmasa bile kendi yükümü sırtlayıp ilerleyeceğim. 

Hep seveceğim. Gitmiş olsak bile, dileklerin gerçek olacağını biliyorum. Nasıl mı?

İnanıyorum ve kendime güveniyorum. 

Sevgi ve anarşiyle…  

bi bak istersen

Lezizceset