park 22

dirilten lezizceset Ekim 17, 2018
park 22

pastedGraphic.png

Gök gürledi ve o ıslanmamak için şemsiyesini düzgün bir yere sabitledi. Tom Baker’ın kara bir mizahı içinde barındıran Domuzları Tekmeleyen Çocuk adlı hikayesini bitirmeye koyuldu. Bir Quentin Tarantino filmini okur gibiydi. Yetişkinler için bir çocuk kitabı mı demeliydi? Çocuklar için bir dehşet uyarısı mı bilemedi ama keyifle okudu. Bu hikayede bir Saint Exupery’i havası yoktu. Tom Baker’in tarzı belliydi. Şiddete meyilli bir çocuk olan Robert’in insanlardan neden nefret ettiğine odaklanmıştı. Ama hikayenin sonunda Robert’i bekleyen fareleri de kurgusunun içine başarıyla oturtmuştu. Bir kıyamet makinesi Robert’in aldığı canlar düşünüldüğünde bu karanlık dünyanın yarattığı anti-kahramanlara Caligari ailesinin küçük ferdi de katılmıştı. Günümüz varoluşunun dehşeti. Hepimizi allak bullak ediyordu. Nefret ettiğimiz şeylerin listesi uzadıkça uzuyordu. Batı kültürünün yarattığı genel olanın zıt tarafında durma dürtüsü. Onun toprakları için hiç de fazla değildi aslında. Şu köşeye yerleştirilmiş orta doğu ülkesinde o da çoğu şeyden nefret ediyordu. Robert her şeyi yakıp yıkıyor büyük patlamalara yol açıyordu. Yapmak istedikleri bunlar değildi. Aslında yaratılan hayal dünyasının dehşeti kitabı soluksuz bir şekilde okumasına yol açmıştı. Bir ‘gelecek yok’ mottosunun hikayesini yağmur yağarken tamamladı. Bir sigara çekti ve yaktı. David Roberts’in çizimleriyle donatılmış Tom Baker hikayesini hep dönüp dolaşıp geldiği parkta tamamladı. Arada sırada Domuzları Tekmeleyen Çocuk’un dehşetengiz dünyasını tekrar okuyacağını biliyordu. Kitabı çantasına yerleştirdi, parktan çıktı, yağmurun altında kayboldu.

bi bak istersen