park 23

dirilten lezizceset Ekim 17, 2018
park 23

Kıtalar arası yolculuğuna çıkmadan önce, şehirler arası yolculuklarıyla kendisini duruma alıştırıyordu. Çılgın bir ruha sahip olduğu zamanları hatırladı. Her gece sarıldığı yalnızlığını anımsadı. Güzel Sanatlar Fakültesi sınavlarına girdiği İzmir’in ara sokaklarında arkadaşlarıyla sarhoş olduğu şiir okudukları zamanları anımsadı. İkiz Kulelerin indirilişine tanık olmuştu. O günden sonra kafası güzel olmasına rağmen dünyada hiçbir şeyin doğru düzgün olmayacağını hissetmişti. Tüm dünya ve bütün arkadaşlarıyla televizyon kanallarında gösterilen görüntülerden kendisini alamadı. Elinde tuttuğu biradan bir yudum daha aldı ve sonra yılların geçip gitmesini izledi. 

“Ne hakkında yazıyorsun?”

“İnsan olmanın ne anlama geldiği hakkında.”

İnsanlık Savaşı, Noah Cicero, sf.62.

Yıllar sonra hayallerini bir süreliğine dondurdu. Taşındığı, herkes gibi yaşamaya çalıştığı bir kasabada zamanını öldürürken Noah Cicero’nun İnsanlık Savaşı adlı kitabıyla karşılaştı. Yazarın dilindeki sadelik onu altüst etti ve bir kış günü uzaklarda bıraktığı çocukluk günlerinin geçtiği eve dönerken kitabı sırt çantasının derinliklerine salladı. 

pastedGraphic.png

İlişki yaşayan çoğu insanın birbirleriyle hiçbir alakaları yok. Sadece birbirlerinin sevimli olduğunu düşünüyor ve ilişkiye başlıyorlar.

İnsanlık Savaşı, Noah Cicero, sf.46.

Her şehrin kendine ait güzel bir parkı vardır. Onlardan birini bulmakta zorlanmadı, kış kendisini iyice belli etmeye başlamıştı. Sıkı bir arkadaşıyla o günlerden bir arkadaşıyla içtikten sonra kitabı çantasından çıkardı. Soğuğa aldırmadan sayfaları açtı, parkın ışığını güzel bir açıyla olması gereken yere tutturdu. Yeniden okumaya başladı İnsanlık Savaşı’nı iki saatini aldı. İki saat boyunca zihnindekilerle mücadele ederken üşümesini unuttu. Parktan ayrılırken üşüdüğünü fark etti, hızlı adımlarla sahilden eve doğru yollandı. Kitaptan yola çıkarak bir filmin çekildiğini daha sonradan öğrenecekti.

Hiçbir şey anlamıyorum. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Bu dünyada hiçbir şey anlamadan bir başıma dolanıyorum.

Noah Cicero

AltıKırkBeş Yayınları’na minnettardı. Bu metni ana diline kattıkları için.

Şimdi bir zamanlar kedileri balık kılçıklarıyla beslediği, doksan yaşını devirmiş dedesini görmeye gidebilirdi. 

bi bak istersen