slide 10

dirilten lezizceset
slide 10
Isamu’nun Tahtası

çocukken tek tutkumuz vardı, bu mükemmeli aramak değildi. bu yaşamdan zevk almaktı. son kez sokağa çıktığımız an büyüdüğümüz an olmamalıydı. hatırladığımız her an, dizlerimizin yere sürtüşü, yaralarımızın kabuk bağlaması ve bir gün bizden kopup gitmeleri ve bir daha düştüğümüzde tekrar yarar bere içinde kalmak. düşmekten korkmazdık çocukken. sonra ne mi oldu, bir başkası ya da bir başkaları değil, kendimiz varoluşun ironisiyle dans etmekten vazgeçti. Şimdi anlıyorum ki… bu içimizdeki tutkuyu yitirmemekle ilgili, başkalarıyla değil, sadece kendimizle ilgili, eğer en sevdiğimiz en değer verdiğimiz şeyi kaybetmişsek bu tamamıyla bizimle ilgili… bir kısa filmin beni getirdiği yer, bir kaykayın götürdüğü yerle bir değil, ama başka bir hareketi izleyip kendi dünyanızı yeniden harekete geçirebiliyorsunuz. Hareket halinde olduğunuzda bütün dünya dağılıyor, müzik yapmaya benziyor, ilerlemek, sadece o an orada olduğunuzu hissetmek… yaralar olacak, düşmeler olacak, ama çocukken kendimizden vazgeçip büyümekle ilgili olmayacak bunlar. Kim olduğumuzu hatırladığımızda aslında neden olmak istemediğimize dönüştüğümüzü anlayacağız, yaşam hareket ediyor ama gelip geçici değil hareket halinde ve istiyorsanız hiç bir şey için geç değil. Bir şeyi istemek, yapmak, vazgeçmek, tamamen sizle ilgili. Çıkın dışarı, kabuğunuz kırıldığında aynada gördüğünüz yabancıyı hatırlayacaksınız. 

Kahvaltımı yaptım, truckları şöyle bir kontrol ettim, hava güzeldi, nemli ve serin, dönüp durmaktan daha iyi bir şey görmüyorum şu an. Mükemmeli aramıyorum, farklı olan ayrıntıları seviyorum.  Railstand deneme zamanı…

Çılgınlıkla…

bi bak istersen

Lezizceset