slide 14

dirilten lezizceset
Kento Yoshioka

Kento Yoshioka’yı izledik. 

büyük metropollerin size karşılıksızca sunduğu en iyi şey. kaymak dökülüp yalanmış beton zeminleri. oyun alanınızın büyümesiyle sandığınızdan çok daha fazla ileriye gidersiniz. asfalt zemin tekerlekleri tutar ama betonun verdiği özgürlük ve ileri gitme isteğini hiç bir şey yavaşlatamaz. 

buralarda, yani Ada’da, yazın sıcağı ayak tabanlarınızı yakar, bir serinliği bulmak o kadar kolay olmaz. umduğunuz gibi bir zemini bulamadığınızda biraz üzülürsünüz evet. ama yine de alıp başınızı gidersiniz. Bu kez yalnız kaymazsınız. yanınızda bir kaç arkadaşınız olur. önünüzde güneş ve birazdan batacak. zamanı iyi değerlendirin. hiç bir şeyi hiç kimseyi umursamayın. zamanın size öğreteceği tek şey, görkemli ışık oyunları ve yanılsamaları… 

kaykay yaparken altınızdaki zemine o kadar çok bakarsınız ki onunla arada sırada yaşadığınız kopukluk sandığınızda da güzel olur. Bir zıplayış, bir düşüş, ufak bir taş, dengenizi kaybetmek ve benzerleri… ayağınızı yerden keser ama hayatta olduğunuzu hissedersiniz. ayağa kalkıp ilerlediğinizde geçmişe takılmadan yaşadığınızda… 

aşağı yukarı her şey kaykayı alıp evden dışarı çıkmakla başlıyor. zamanın bundan sonra size sundukları, arkadaşlarınızla güneşin batışına doğru yol almak. asfaltın üzerinden sahile ulaşıyorsunuz. sıkıntıdan konfor mekanınızda oturup durmaktan çok daha eğlenceli olduğunu gittikçe daha çok fark ediyorsunuz. 180 derecelik bir dönüşün dengesini kavradıktan sonra biraz daha ilerliyorsunuz. kumların üzerinde seken tahtanın sizi duvardan aşağı fırlatmasına seviniyorsunuz. yapacaklarınızın sadece bir başlangıç olduğunu ve bundan sonrasının çok daha heyecanlı olduğunu anlıyorsunuz. şu, flat ground hareketlerine biraz daha yaklaşıyor olmak, yüzünüzü güldürüyor. iyice terledikten sonra bir markete ulaşıp soğuk biralar elinizde bir kez daha düştüğünüz duvarın tepesine çıkıp susuzluğunuzu gideriyorsunuz. evet Pogo denemeye çalışmak hafif çakır keyifken biraz zor olsa da dengede durmaya çalışmanın ısrarını sürdürüyorsunuz. Dikkatinizi toplayıp ileri doğru atıldığınızda tahta sizi anlamaya başlıyor. belki de geride bıraktıklarınızı düşünmek istiyorsunuz ama pek de o yöne doğru gitmediğinizi kabullenmek biraz zor olabiliyor. her şey güzel bitebilseydi eve mutlu mesut dönerdik sanırım. ama hiç pişmanlık duymadan güneşin batışına takılıyorsunuz, kaykayın üzerine oturuyor ve gelecek olan diğer sıcak sabahın güneşi altında eriyeceğinizi ve iyi bir kıvama geleceğinizi biliyorsunuz. 

bi bak istersen

Lezizceset