slide 20

dirilten lezizceset

Sokak çocuklarının hikayesi değildi bu.

Sokağın çocuklarıydık bizler ve artık eskisi kadar değil sayımız. 

Dünyayı bir parmak şıklatmasıyla değiştiremezsin. Kendinle başlarsın. Olmak istediğin insana dönüşmek kendini inşa etmek her zaman mümkün. Evin kapısını açar, kendini dışarı atar, arnavut kaldırımlarını, asfaltı, betonu aşarsın ve kaldırımınların altının plajla dolu olduğunu görürsün. Hareket etmek, değişim durağanlığı anladıktan sonra başlar. 

Kaykay yaptığım meydanda takılırken ufak bir çocuk yaklaşıp beni durdurdu: “Abi kayabilir miyim?”

Tam olarak her şey böyle başlar. Kendini değiştirmeyi başardıysan dönüşümün kendisi de birlikte gelir. Kanatları rengarenk kurulu fotoğraf çektirme alanını fark edersin ve terlikleriyle kaykayın üzerine atlayan ve meydanda bir kaç tur attıktan sonra yanına gelen Musa’ya şöyle dersin, “sana bir kaykay alacağım evlat”, oda şöyle sorar, “bir tur daha atabilir miyim?”

Ne olacağını bilmezsin ya da öyle olması gerekir. Çocuklara güvenebileceğini bilirsin. Yanına geri döndüğünde şöyle der “Kaykayı yılbaşında alsan olur mu abi?” Neden yılbaşı diye sorarsın içinden ve anlarsın ki hediyelerin hep özel günlerde geleceğine inanmış bu çocuk da. Bir beklenti içine sokulmaktan hoşlanmadığını fark edince, şöyle yanıt verirsin, “önümüzdeki ay sana yeni bir tane alacağım” , sevindiğini görürsün, sokağın çocuklarında yalan olmadığını neyse o olduklarını fark edersin bir kez daha, yedi sekiz yaşlarındaki çocuk sana kendi ufaklığını sokaklarda, ağaçların, duvarların tepesinde, kaykayın, bisikletin ve mobiletin üstündeki zamanlarını hatırlatır. Neden bir adaya yerleşmiş olduğunu da anlarsın. Kaçmak için değildir burası, bir anlam ve bir ruh katma eylemidir.

Yolculuğum resimle, müzikle, yazıyla başladı. Ama kendini arayış ve tekrar tekrar buluş. Bir dengesizliğin dengesiydi anlaşılan. Bir başkalaşım geçirme zamanı. Bir ders çıkarma değil. Ders almayacağını bilirsin. Sistematik olan her şeye bir başkaldırış. Bir kaç saat sonsuzluğa  yaklaşma ayrıcalığı. Uzun yıllar kendini kapattığın odalardan kendini sıyırma anı, bir kaldırımın üstünden bir bankın üzerine atlama anı, tanımadığın bir çocuğu sevindirme anı, o anın sana neler hissettirdiğini paylaşma anı.

Sokak çocukları mıyız? Hem evet hem hayır, sokağın ruhunu yaşamaya başladığında onların dürüstlüğü seni şaşırttır çünkü gerçek hayatın yalanlarına başvurman gerekmez, çocuk ileride seni dönüştüren kaykayınla eğlenirken sen çimlerin üzerine oturur ve düşünürsün, bir sonraki hareket ne olmalı, sokağa çıktığın andan itibaren sokağın çocuklarına dahil olduğun andan itibaren bütün dünya kendiliğinden dönüşmeye başlar. 

Sonra diğer çocuklarla tanışırsın, mıknatıstan taşları cebinde taşıyan Mert, yavru oyuncak köpekler satan Murat. Hepsi o meydanda hayallerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Hayatta kalma oyununda biraz adillik olacaksa onlara bu hediyeyi vermek niyetindesindir.

kaykay bir hediyedir.

Meydana kuralan kitapçıların arasından sıyrıldığın günü düşünürsün, satılan kitaplara göz atmış, meydana asılan posterlere gülümsemiş olursun, meydan değişir tıpkı duvar yazıları gibi değişir, duvar yazıları güzeldir, duvar yazıları bir şeyler anlatır, sokakla anlatmaya başlarsın, yerde bir taşa takılır düşersin, ayağa kalkarsın, bir yerlerin üzerinden atlarsın, kaykayla yeniden yaşamaya başlarsın. Duvarlara iz bırakırsın. Yüreğine iz bırakanı özlersin. Hiç bitmeyeceğini bilirsin. Kim olduğunu hatırlarsın. Konuşmak istesen de konuşamayacağını bilirsin. İlerlemen gerektiğini ve hatırlaman gerektiğini..

Hayır unutmak için değil. Hayır satılığa çıkarmak için değil. İçindekileri korumak için. Hiçbir şeyi yitirmedin. Fark ettin, ne pahasına olursa olsun gitmek istediklerini fark ettin. O yüzden kaldırımların altı senin için kumsalsa üstü de dalgalara dönüştü. Bir sabah ve bir gece… ve o sokaklarda birileri düşecek ve yeniden ayağa kalkıp yaşamaya eğlenmeye ve parıldamaya devam edecekler… 

Sokağın çocukları korkmaz, sokağın çocukları orada sizi beklerler. Aşağı yukarı bunları hissedersin bugün. Bir çocuğun gülümsemesiyle uyursun. Yılların bir önemi yok. Zamanı alt edersin.

bi bak istersen

Lezizceset